ANA SAYFA | DERGİ EKİBİ | ABRAŞİYEMİZ | WEB MASTERLAR | BİZE ULAŞIN | ARŞİV

METROPOLİTİMİZDEN

metropolitimizden01.gif

† Filüksinos Yusuf ÇETİN
Ruhani Lider ve Patrik Vekili

İÇKİYLE SARHOŞ OLMAYIN, SİZİ SEFAHAT’A GÖTÜRÜR
(EFESLİLER: 5,18)

Bazı kişiler neşeli anlarında, bazıları üzüntülü anlarında içer, kimisi de içindeki boşluğu doldurmak için içer. Tabii, içmek için neden yaratanlar da vardır.

Canavarlaşabilen bir madde olan alkol, tarihin başlangıç zamanlarından beri bilinen bir içkidir. Hemen hemen her gün alkol alıp aile, iş ve sosyal yaşamında sorunlar çıkararak yaşamı çevresine ve yakınlarına zehir eden bir kişi alkolü kötüye kullanmaktadır. Aşırı alkolün insan yaşamında oluşturduğu yıkımlar bu kadarla da kalmaz; üstelik alkol olmadığı zamanlar kişinin bedeninde bazı rahatsızlıklar belirir. Örneğin, artık kişi alkolsüz yapamaz. Alkolü bıraktığında elleri, göz kapaklan titrer; yorgunluk, çarpıntı, terleme, sıkıntı, huzursuzluk, başağrısı, ağız kuruluğu gibi belirtiler çıkar ortaya. Alkolizmin aileye bağlı olduğu kesindir. Bir aile içinde alkol alınıyorsa, büyük olasılıkla o ailedeki çocuklar da içki kullanacaklardır. Tanrı sözü ise, " İçkiyle sarhoş olmayın! " diyor.

Alınan alkol, yoğunluğuna, kişinin duyarlılığına göre etkisini gösterir. İlkin yüz kızarır, sonra sıcaklık basar, işitme azalır, görme bulanıklaşır, uğultu duyulur, neşede artış olur, çekingenlik azalır. Daha soma alkol alımı sürdürüldükçe, içen kişinin gücü azalır, dengesi bozulur, utanma ve sıkılma duyguları kaybolur, yüksek sesle konuşmaya başlar. İçki kullanımı sürdürüldükçe hareket gücü gittikçe azalmaya başlar, derin uyku hali görülür ve bu durumda ölüm bile söz konusu olabilir.

Tanrı sözü açık bir şekilde şunları söyler: "Tanrı'nın tapınağı olduğunuzu ve Tanrı Ruhu'nun sizde yaşadığını - konut kurduğunu - bilmiyor musunuz? Her kim Tanrı Tapınağını mahvederse Tanrı da onu mahvedecektir. Çünkü Tanrı’nın tapınağı kutsaldır. Sizler bu tapınaksınız." (l. Korintliler 3,16-17)

Öyle sanıyorum ki, çoğu kez bu düşünülmüyor. Bedenlerimiz Tanrımızın bize armağanıdır, ve bizim onu bozmaya hakkımız yoktur. Diğer yönden günümüz insanı bedenini korumak şöyle dursun, zevk ve eğlence peşinde koşarak yıpratmaktadır. Bedeni yıpratan şeylerin başında alkol, esrar ve fuhuş gelmektedir. Gençler büyüdüklerini kanıtlamak için bu tür işlere girişirler. Böylece battıkça daha çok batarlar bataklığa.

İşsizlik ya da yalnızlık gibi nedenler kişiyi içkiye alıştırabilir. Arkadaş teşvikleri içkili aile toplantıları, kişinin alkole alışmasında önemli rol oynar. Fakat içki alışkanlığın en önemli ve derin etkisi psikolojik niteliktedir. Bazı kişiler neşeli anlarında, bazıları üzüntülü anlarında içer, kimisi de içindeki boşluğu doldurmak için içer. Tabii, içmek için neden yaratanlar da vardır.

Bekarken içki içenlerin büyük bir bölümü evlendikten soma mutluluğu yakalayıp içkiyi bırakacaklarını sanarlar. Oysa birçok kişi evlilik sorunları ve çatışmaları yüzünden daha çok içkiye başlarlar. Sarhoşluğun neden olduğu çeşitli kazalar da vardır.

Bildiğimiz gibi Rab İsa, kumarbaz ve sarhoş insanlara da yardım elini uzattı. Herkesi sevdi. Onlara asla kötü ve aşağılayıcı bir gözle bakmadı. Tersine, hırsızlarla, fahişelerle, bozguncularla, kısacası kötü bilinen herkesle ilgilendi. Onlara yardım etti. Bizleri kurtarabilecek tek kişi Rabbimiz İsa Mesih'tir. Nasıl olsa Mesih inanlısıyız, yemden doğduk, tökezlemeyiz dememeliyiz. Çünkü düşmek çok kolaydır. Bu nedenle Rab sakınmamızı istiyor: "Kendinize dikkat edin! Yürekleriniz sefahat, sarhoşluk ve bu yaşamın kaygılarıyla ağırlaşmasın. O gün üzerinize bir tuzak gibi aniden inmesin." (Luka 21:34)

Bedenin gereksiz isteklerine gelince bunlar belirgindir: Rasgele cinsel ilişki, iğrençlik, soysuzluk, yalancı tanrılara tapıcılık, büyücülük, düşmanlık, kavgacılık, kıskançlık, öfke, sürtüşme, bölücülük, ikilik, çekememezlik, sarhoşluk, içkili gürültülü eğlence alemleri ve bunlara benzer işler.

Daha önce uyardığım gibi, sizi yeniden uyarıyorum:
"Bunları yapanlar Tanrı hükümranlığını miras almayacaklar. Bunlara karşı, Ruh'un ürünü sevgi, sevinç, esenlik, sabır, iyi yüreklilik, iyilik, içten bağlılık, yumuşak huyluluk, tutkulara üstünlüktür." (Galatyalılar 5,8-23)

†Metropolit Filüksinos Yusuf ÇETİN
İstanbul ve Ankara Süryani Ortodoks (Kadim)
Toplumu Ruhani Önderi ve Patrik Vekili

metropolitimizden02.gif