ANA SAYFA | DERGİ EKİBİ | ABRAŞİYEMİZ | WEB MASTERLAR | BİZE ULAŞIN | ARŞİV

BİLİM

>>> Betül Yerli

ÇEVRE BİLİNCİNİN NERESİNDEYİZ?

Çevre bilincinin oluşması ve uygulanabilirliği için çok uzun bir süreç gerekir. Toplumu oluşturan bizler sivil toplum örgütleri oluşturarak tepkimizi dile getirmeliyiz.

bilim01.jpg

Hızla artan dünya nüfusu, sağlıksız kentleşme, plansız ve bilinçsiz endüstrileşme, belirli süreçlerde ortaya çıkan savaşlar, nükleer denemeler, birim alana düşen verimi artırmak amacıyla kullanılan tarım ilaçları, yapay gübreler ve deterjan gibi kolay ve rahat yaşamı sağlayan kimyasal maddeler giderek çevreyi kirletmeye başlamış, bunun sonucu olarak da büyük oranda kirlenen hava, su ve toprak canlılar için zararlı boyutlara ulaşmıştır.

Ülkemizde çevre sorunları nedir ve toplum hangi konularda ne kadar bilinçli? Birkaç örnek vermek gerekirse, gıda sanitasyonu bozuktur, gıdalara tarım ilaçları yoğun olarak girmiştir, özellikle gelişmiş ülkelerde kullanımı yasak olan bazı maddeler tarım alanlarında kullanılmakta ve kansere uzanan tehlikeler taşımaktadır. Sebze meyve üretiminde ve özellikler seracılıkta yasak türden hormonlar kontrolsüzce kullanılmaktadır. Şehrimizdeki içme sularının yeraltı şebeke haritası yoktur, kanalizasyondan yeraltı sularına sızıntıların katıldığı bilinir. Toplumumuzda gerçek çevre bilinci maalesef oluşmamıştır, kusur devlet çevre politikasındadır, eğitim politikasındadır, ilgili teşkilatın ve ilgili konunun çok geç oluşturulmasıdır, kusur bizlerdedir.

bilim03.jpg

Avrupa ülkelerinden bazıları tehlikeli atıklarını gemilerle Karadeniz’e taşıyıp boşaltmakta ve denizimiz dönüşümü olmayacak şekilde kirlenmektedir. Çevresinden gelen endüstriyel atıklarda bu tür istismara sürekli eklendiğinden Karadeniz’in pek yakın bire gelecekte ölü bir deniz olması kaçınılmaz olacaktır. Marmara ve Ege sahillerinin uydudan çekilen uzaktan algılama görüntülerine bakıldığında evsel ve endüstriyel atıklar sebebiyle zararlı alg yapısına yöneldiği ve balık faunasının sayıca ve türce azaldığı anlaşılmaktadır.

Türkiye’deki TV ve radyo gibi kitle iletişim araçları da, insanları çevre konusunda bilinçlendirmekten çok uzaktır. Halkı aydınlatacak programlar yerine, kültürel etiği zedeleyen programlar sunulmakta, bu durum çevre kirliliğinden öte, fikir kirliliği yaratmaktadır.

Çevre bilincinin oluşması ve uygulanabilirliği çok uzun bir süreç gerektirir, toplumu oluşturan bizler ancak sivil toplum örgütleri oluşturarak tepkimizi dile getirebiliriz, tabii çocuklarımıza yaşanabilir bir ülke teslim etmek istiyorsak...