ANA SAYFA | DERGİ EKİBİ | ABRAŞİYEMİZ | WEB MASTERLAR | BİZE ULAŞIN | ARŞİV

GÜNDEM

>>> Yakup Tahincioğlu - 11. Dönem Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı

11. DÖNEM VAKIF YÖNETİM KURULUNUN BEŞ YILLIK FAALİYETİ

gundem08.jpg

Değerli İDEM Okurları;

11 arkadaşımla Kasım 2001 tarihinde cemaatimizin oyları ile Süryani Ortodoks (Kadim) Cemaati'nin İstanbul Abraşiyesi Vakıf Yönetim Kurulu üyeliği gibi onurlu bir göreve başladık. Kafamızdaki ve gönlümüzdeki hizmetleri dört yıllık bir süre içine sığdırabilmek ve başarabilmek için vakit geçirmeden planlı ve programlı bir çalışma ile hedeflerimizi belirledik. Yönetim kurulundaki hizmete ve başarıya odaklı arkadaşlarımla beraber yaptığımız olumlu fikir alışverişinden sonra aldığımız kararları, uygulamak için görev bölümü yaptık. Bu kararları uygulamaya geçirmeden önce de bunları kilise salonlarında cemaatimizle paylaştık. Bize güç veren olurlarını aldıktan sonra maddi ve manevi engelleri aşmak ve zamana karşı yarışmak için çalışmalarımızı hızlandırarak adeta hedefe kilitlendik.

Aşağıda gerçekleştirebildiğimiz hizmetlerin ayrıntılarına geçmeden önce cemaatimizin güvenine, inancına, sabrına ve verdiği tüm maddi ve manevi desteklere kendi adıma ve başkanı bulunduğum yönetim kurulu arkadaşlarım adına teşekkürü bir borç bilirim.

Beş yıllık çalışma süresi içinde gerçekleştirebildiğimiz hizmetleri yedi ana başlık altında toplayabiliriz:

1) İnşaat Çalışmaları, Kiliselerin Bakım ve Onarım İşleri

2) Süryani Ortodoks Cemaati ve Kilisesinin Dilini, Tarihini, Kültürünü Tanıtım Amacına Yönelik Çalışmalar

3) İstanbul Abraşiyesi Dışında Türkiye'deki Diğer Abraşiyelerle İşbirliği Çalışmaları.

4) İstanbul Abraşiyesi'nin Kurumsallaşması Doğrultusunda Gerekli Yönetmelik Çalışmaları.

5) Kiliselere Sürekli Hizmet Veren Kurumlarımızla (Birimlerimizle) Sağlanan Çalışmalar.

6) Hayır Sahibi Cemaat Bireyleri İle Yüksek Eğitim Gören Talebeler Arasında Fon Temini Aracılığı Yapmak.

7) Cemaat Arasındaki İhtilafları Çözme Çalışmaları. Uzlaştırma Kurulu

1. İnşaat Çalışmaları, Kiliselerin Bakım ve Onarım İşleri

İnşaat faaliyeti olarak ilk ele aldığımız bölüm Yeşilköy Kilisesi'nin sosyal ve kültürel amaçlı salonunu tamamlamaktı. Bilindiği gibi Yeşilköy için ihtiyaç duyulan salonun kaba inşaatına başlayan 10. dönem Yönetim Kurulu seçim süresinin yaklaşmış olması nedeniyle tamamlama fırsatı bulamadan görevden ayrılmışlardı. Bizler göreve başlarken öncelikle, Tabii Varlıkları Koruma Kurulu'ndan bu salon için gerekli projeyi tasdik ettirdik. Çok kısa bir zaman içinde eksik inşaatı tamamlayıp dekore ettikten sonra cemaatin hizmetine sunduk. Ümit ederim kültür salonunu cemaatimiz beğenmiştir.

İnşaat faaliyetimizin en önemli ikinci hedefi Tarlabaşı Karakurum Sokak'taki Meryem Ana Merkez kilisemizin bitişiğindeki, beş evi yıkıp kilisenin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak, komple bir tesis için entegrasyon inşaatına başlamaktı.

İşe başlarken önümüzde bir takım yasal engellerin var olduğunu biliyorduk. Örneğin azınlık vakıflarının 1936 yılından itibaren geçerliliğini sürdüren "Vakıfların taşınmaz mal edinme yasağı" Buna rağmen cemaat bireylerimiz adına kayıtlı kilise bitişiğindeki beş evin tevhit (tek parça haline getirme işlemi) işlemlerini yaptıktan sonra üzerine konulacak ve maliki tarafından inşa edilecek binayı vakıf olarak sahiplenme ve uzun süreli kira akdi yapma mantığıyla işe başladık. Proje ve binalar için yapılan 49 yıllığına kira akdi ile önce Kültür Bakanlığı ve sonra sırasıyla Dışişleri Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Tabii Varlıkları Koruma Kurulu'na ve Beyoğlu Belediye Başkanlığı'na başvurularımızla karşılaştığımız birçok bürokratik engellerle mücadele ettik. Bu engellerin karşımıza çıkacağını önceden biliyorduk ve biz kendi bireysel inisiyatifimizi de kullanarak bir imkânsızı gerçekleştirmek adına mücadele verdik ve çok şükür başardık. Böylece tüm engelleri aşıp "ruhsatı" alarak inşaata başladık.

Çalışmalarımızın bu safhasında yeni çıkan Azınlık Vakıflarıyla ilgili yönetmelikten de yararlanarak, taşınmaz malın sahibi görünen cemaat bireyleri tarafından "Hibe etme" hakkı ve yöntemi kullanılarak Cumhuriyet tarihinde ilk olarak bu taşınmaz malı (evleri) yasal olarak vakfımıza katmanın gurur ve heyecanını yaşadık.

Eski kilisemizle beraber toplam inşaat alanı 3.600 m_ olan bu çalışma zannedildiği gibi bitişik evlerin inşaatından ibaret değildir. Bu inşaat kapsamı içinde eski kilisemizin depreme karşı dayanıklılık gücünü arttırırken, gerekli restorasyonunu da yaptık.

Tüm bunların ötesinde bir azınlık vakfı olarak "taşınmaz bir malı" vakfımıza mal etmek gibi asla küçümsenmeyecek bir hizmeti gerçekleştirdik.

Metropolitliğin tüm sosyal ve protokole dönük ihtiyaçlarını modern bir mimari anlayışı içinde cemaatimize yakışır bir biçimde düzenleyip dekore ettik.

gundem09.jpg

11. Dönem Vakıf Yönetim Kurul Başkanı Yakup Tahincioğlu

Zaman zaman Tarlabaşı'nın semt olarak giderek kötüleşen konumundan dolayı bu inşaatın yapılmasını desteklemeyen bir gurubun eleştirilerine maruz ve parasal katkılarından da mahrum kaldık. Oysa biz yönetim kurulu olarak tüm eleştirilere rağmen kararımızın isabetli ve doğruluğu yolunda hareket ederek toplumumuza daima iftiharla yâd edeceğimiz böylesi bir eseri kazandıracağımıza inandık.

Şöyle ki son yıllarda güzel İstanbul'umuzun giderek bir dünya kenti olma aşamasında geçirdiği sosyolojik, kültürel ve coğrafik aşamaları da göz önüne alınacak olursa, İstanbul'un kalbi sayılan Taksim, Beyoğlu ve çevresi mutlaka pozitif bir düşünce eşliğinde ve büyük şehir mimarisinin gerektireceği yeniden yapılandırmalarla gerçek kimliğine kavuşturulacaktır. Nitekim yeni çıkarılan "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim" yasaları ile kent belediyelerine verilen geniş yetki, kararlarımızın isabetli olduğunun kanıtı idi. Bizde bu gelişim içinde gelecek kuşaklara övünebilecekleri merkezi bir yapıt bırakmak düşüncesinden yola çıkarak ve bunu bir ham hayal, yahut boş bir umut olarak görmenin ötesinde, bir ileri görüş refleksi ile ilişkilendirip karar verdik ve gerçekleştirdik.

Tüm bu mimari hamleler arasında geçici olarak kullandığımız kardeş cemaatlere ait kiliselerinin de mezarlığımızın da gerekli bakım ve onarımları yaptırıldı.

Yönetim kurulu olarak bir kez daha bu hizmetin içinde bulunan herkese teşekkürlerimizi sunar, toplumumuza hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz.

2. Süryani Ortodoks Cemaati ve Kilisesinin Dilini, Tarihini ve Kültürünü Tanıtım Amacına Yönelik Çalışmalar

Toplumumuzun değişik kesimlerinden ve özellikle bunlara daha yakın temasta bulunabilmiş eski yönetim kurullarındaki arkadaşlarımızdan sıkça duyduğumuz bir öneri vardı. Çoğu birey mensup olduğu cemaatin dilini, tarihini ve kültürünü tam olarak bilmiyor ve bunu da öğrenebileceği kaynakları bulmakta güçlük çekiyordu. Çeşitli uygarlıklardan beslenerek, kültürel reformlarda çok önemli görevler yüklenen tarihsel bir antik hazine olan dilimizin, giderek kayıp olma evresine gelmesi onları endişelendiriyor ve üzüyordu. Üstelik bu dil ile yazılanları okuyamıyor, yahut okuduğunu anlayamıyordu. Atalarımız bize miras olarak ne bıraktı? Tarihimizi, kültürümüzü tanıyabilecek, öğrenebilecek eserler kaynaklar var mıdır? Varsa bunlara nasıl ulaşılır. Bu işlerle uğraşabilecek yetenekli, meraklı, hevesli bir kadro oluşturabilecek miyiz? İletişim sistemi ve ağının çok geliştiği bu çağda bizler nasıl bir yol çizmeliyiz. Toplumun yarını olan çocuklarımızı, gençlerimizi nasıl özendireceğiz.

Toplumun dolayısı ile mensubu bulunduğu kilisenin devamlılığını ancak kendi dili devam ettirir ve güçlü kılar. Tahsilli, çağdaş fikir ve düşüncelerle donatılmış bir gençlik yetiştirebilmek için neler yapabiliriz? Yapılması gereken işler sıralamasında bu konu acaba kaçıncı sıradadır veya kaçıncı sırada olmalıdır? İşte tüm bu duygu düşünce temelinde yönetim kurulumuz bir cevap aramış ve kapsamlı bir kültürel çalışmayı programına almıştır.

gundem12.jpg

İDEM Reyono dergimiz 11. Dönem Yönetim Kurulumuzun döneminde yayın hayatına başladı

Yönetim kurulu olarak karar verdik. Tanıtım öğretim kitapları yayınlayacaktık. Belli periyotlarla yayınlanacak daha çok toplum gençlerinin katılımlarını sağlayacak, bir kültür ve sanat dergisi çıkardık. İDEM adlı bu dergide gerek toplumumuzun saygın kişilerinin yazıları, gerekse dışarıdan misafir olan Ticaret yapan, bilim ve edebiyat alanındaki kişilerin yazıları ile hem tanıtıcı hem öğretici hem de yazma ve okumaya özendirici olması bakımından amacına ulaşmış olarak vazifesini sürdürüyor. Yönetim kurulumuzun üyelerinden Sayın Kenan Altınışık tarafından kaleme alınan "5500 Yılın Tanıkları Süryaniler" adlı özgün kitabı Türkçe ve İngilizce olarak beş bin adet bastırılıp kiliselerimizde bedelsiz olarak dağıtılmıştır. Sırası gelmişken kendisine bu gayretinden dolayı teşekkür ederim. Kitap okumanın bile çok belirli seviyede kaldığı toplumumuzda kitap yazmak mutlaka takdir edilmesi gereken bir olgudur. Dileriz aydınlanma adına çok kişi böylesi faydalı ve duyarlı çalışmalar içinde bulunsun.

Yıllardır belleğimizde ve yüreğimizde yer eden ve büyüyen bir efsane kitaptan söz etmek istiyorum. Bu Süryani dili, tarihi, kilisesi ve manastırları, eserleri, ilim ve bilim adamlarını anlatan bir kitap. Yukarıda sözünü ettiğimiz birçok sorunun cevabı, dilimizin geçirdiği serüven, bu dil ile yazılmış binlerce eser ve bu eserlerin akıbetleri var bu kitapta. En önemlisi meraklısına kitabı bulacağı kütüphaneyi hatta yeri raf numarasını bile veriyor. Bu eser "SAÇILMIŞ İNCİLER" adı ile rahmetli Patrik EFRAM BARSAVM tarafından Arapça olarak yazılmıştır. Bu kıymetli eser rahmetli Metropolit Filüksinos HANNA DOLAPÖNÜ tarafından Süryanice'ye çevrilmiş, fakat okuyup anlayanı az olduğu için kitabın içeriğinden faydalananlar da pek fazla olmamıştır. Daha sonra kitap Almanca ve İngilizce'ye çevrilerek tüm dünya oryantalistlerine kaynak kitap olma niteliğini kazanmıştır. İşte bizim için de çok kıymetli olan bu kitabı Türkçe diline kazandırmak ve toplumumuza armağan etmek istedik. İdare heyeti olarak bu proje bizi en az inşaatlar kadar heyecanlandırdı ve etkiledi. Kitabın çevirmenliğini yüklenen Sayın Zeki Demir titiz bir çalışma sonucunda, kitabın aslından ödün vermeden bize zevkle ve heyecanla okunan bir kitap sundu. Ona da bu konudaki gayretlerine ve titizliğine teşekkür etmek isterim.

Süryanileri tanıtım amacına yönelik çalışmalarımıza Süryani olmayanların da görüşlerini almak istedik. Bu konuda otoriter olduğu herkes tarafından kabul edilen ve bildiği birçok dil yanında Süryanice'yi çok iyi bilen Oxford Üniversitesi Şark Kürsüsü direktörü olan Sayın Prof. Dr Sebastian P. BROCK'ın yazdığı 3 cilt halinde yayınladığı "Antik Arami Mirası – Saklı İnci" adlı eserinin Türkçe tercümeleri ve tashihleri tamamlandı. Basmak üzere matbaaya teslim ettik. Sponsorunu bulduğumuz anda basıp sizlere takdim edeceğiz. Eserin İngilizce orijinali "The Hidden Pearl – The Syrian Ancient Aramaic Heritage 2001"dir. Eser daha sonra İtalyanca, Almanca, Fransızca ve Kuzey Avrupa dillerine tercüme edildi. Bize de Türkçeye kazandırma vazifesi düştü. Bu eser içeriği bakımından Arami (Süryani) milletinin sanatı, edebiyatı, dili ve inançlarını tarafsız, objektif bir şekilde ve çağdaş tarih biliminin niteliklerini içeren güzel bir kitaptır. Ümit ederim ki bu konuda çalışma yapmak isteyen akademisyenlere ve tarihten zevk alan okurlara faydalı olacaktır.

Yönetim kurulumuzun hizmet süresi içinde birçok sempozyum, konferans ve dinlerarası diyalog gibi toplantılara katıldık. Yapılan tüm bu toplantılarda Süryanileri tanıtıcı nitelikte konuşmalar yaptık ve tebliğler sunduk. Gereken her türlü protokollere katılıp toplumumuzu layığı ile temsil ettik. Bu arada Ankara'da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan uluslar arası sempozyumda azınlık hakları hakkında etkili konuşmalar yaptık. Böylece Süryanileri istenilen düzeyde tanıttığımıza inanıyoruz.

3. İstanbul Abraşiyesi Dışında Türkiye'deki Diğer Abraşiyelerle İşbirliği Çalışmaları

Bizler göreve başlarken Elazığ, Adıyaman, Diyarbakır, Mardin, Midyat abraşiyelerine yazı yazarak İstanbul'da vakfımızın çatısı altında bir hukuk müşavirliği kurduğumuzu, abraşiyelerinin sorunları varsa yardıma hazır olduğumuzu yazıyla bildirdik. Bu karşılıklı ilişkiler sonucu Adıyaman, Diyarbakır ve Mardin'le çok ciddi ve faydalı işbirliği yaptık. Adıyaman'a yeni gelen Sayın Rahip Melke ÜREK'in faaliyetlerini hep izledik. Yasal sorunları müşterek çözme gayretinde olduk. Ve olmaya devam etmekteyiz. Bu işbirliği çalışmaları sonucu her yıl Haziran ayında Adıyaman'da yapılan kilise merasimine katıldık. Adıyaman cemaat bireyleri ile samimi ilişkiler kurulmasını sağladık. İstanbul'da yaşayan Diyarbakır'lı cemaat bireyleriyle yapılan müşterek çalışmalar sonucu Diyarbakır Abraşiyesi'nin sorunlarına hep duyarlı olduk. Diyarbakırlı arkadaşlarımızın gayretiyle Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi restorasyon çalışmalarını takdirle izledik.

İlişkilerimizde iyi niyet ve karşılıklı fikir teatisi devam etmektedir. Mardin Abraşiyesi'ne yeni gelen Metropolit Sayın Saliba ÖZMEN ile kurulan ilişkiler sonucunda Mardin'de çok kapsamlı işlerin yapılması gerektiğini gördük.

Bu işlemlerin İstanbul Vakıf Yönetim Kurulunu çok meşgul edeceğini ve bazı idari karışıklıklar doğuracağını anladık. Bu karışıklıklara meydan vermemek ve özellikle Deyrulzafaran Manastırı'nın restorasyonu ile gelen ziyaretçileri memnun etmek için "Deyrulzafaran Manastırı Bakım Onarım ve Yaşatma Derneği"ni kurduk. Dernek 2,5 yıldır çok ciddi ve güzel faaliyetler icra etmiş ve etmeyi sürdürmektedir.

Bu arada Mardin'de hayır sahibi aileler tarafından iki kilise yeniden restore edildi. Yakında iki kilise de restore edilme aşamasına gelindi.

4. İstanbul Abraşiyesi'nin Kurumsallaşması Doğrultusunda Gerekli Yönetmelik Çalışmaları

İstanbul Abraşiyesi Vakıf Yönetim Kurulu olarak bizden önce 10 yönetim kurulu gelmiştir ve güzel vazifeler yapmışlardır. Gelip geçmiş tüm yönetim kurulu üyelerinden rahmete kavuşanlara Allah'tan rahmet ve hayatta olanlara da sağlık ve mutluluk diliyoruz. Geçmiş bütün yönetim kurulunun çok kapsamlı çalışmaları sonucu sivil ve ruhani yönetim arasındaki güzel ve uyumlu çalışmalar yapmış ve hep takdir görmüşlerdir. Bizler de aynı mantığı benimseyerek yönetime devam ettik. Ancak bizim yönetim kurulumuz eskiden beri yapıla gelmekte olan yönetim şeklini yazılı hale getirdi. Kiliselerde kurulmuş yönetim düzeni hep sözde kalmıştı. Kim kime bağlıdır? Kim kimden emir alır? Ruhaniler, ücretli personel ve fahri hizmet verenlerin tariflerini yaparak yazılı hale getirdik. Böylece kurumsallaşmanın ilk adımını attık. Takdir edersiniz ki kurumsallaşma yalnız yazılı yönetmelik yapmakla olmaz. Kurumsallaşma canlı bir varlık gibidir. Daima bakıma ve özene ihtiyacı vardır. Bizler temel taşını attık. Bizden sonra gelenlerin de uygulamadaki eksiklikleri görüp düzeltme ve çağın gereklerini yerine getirerek bu güzel başlangıca hayat ve anlam vereceklerine inanıyoruz.

Bu temel taşını yalnız yönetim kurulumuz tek başına atmadı. Bunda Sayın Metropolitimiz Filüksinos Yusuf ÇETİN'İN katkısı büyüktür. Kendileri bize gösterdiği yakın ilgi ve her vesile ile bizleri motive eden sözleri ve duaları olmasaydı biz bu kurumsallaşma faaliyetinde başarılı olamazdık. Onunla uyum içinde yaptığımız çalışmalarında ve hep bizimle beraber yapılan işlemlerden duyduğunu hissettiğimiz heyecanlardan dolayı kendilerine teşekkür eder, uzun ömür, sağlık ve mutluluklar dileriz.

5. Kiliselere Sürekli Hizmet Veren Birimlerle Karşılıklı Uyum Sağlanması Adına Yapılan Çalışmalar

a - Kilise Vekilleri

b - Diyakozlar

c - Gençlik Kolları

d - Kadınlar Kolu

e - Eğitmenler

f - Salon Sorumluları

Süryani Ortodoks abraşiyelerimizin hemen, hemen her kilisesinde görebileceğiniz gönüllü olarak hizmet gören şemmaslar (Diyakozlar), kilise vekilleri, kadınlar kolu, gençlik kolları, ayini takip etme amacıyla yapılan eğitim ve salon sorumlularının yapmakta oldukları hizmetler takdire şayandır. Hiçbir cemaatte bu tür özveriyle ve büyük bir istekle böyle bir çalışma yapıldığını sanmıyorum. Kilisemizin kuruluşundan beri yapılan bu hizmetler bizim İstanbul Abraşiyemizde de kesintisiz yapılagelmiştir.

Yönetim kurulu olarak bu fahri çalışan cemaat bireylerimizi her zaman motive etmeye ve ihtiyacı karşılamaya özen gösterdik. Kendilerine teşekkür eder, hizmetlerinin devamını dileriz.

6. Hayır Sahibi Cemaat Bireyleri İle Yüksek Eğitim Gören Talebeler Arasında Fon Temini Aracılığı Yapmak

İşe başlarken eğitim gören ve mali durumu pek müsait olmayan talebelerimize az da olsa katkımızın olması gerektiğine inanıyorduk. Vakfımızın imkânlarının da bu tür yardımlara müsait olmadığını da biliyorduk. Bu tür yardımı yapmak isteyen hayır sahibi cemaat bireylerinin de varlığını tahmin ediyorduk. İşte hayır sahibi cemaat bireylerinden alarak ihtiyaç duyan talebelere fon aktarma yöntemiyle aracı olduk. Beş senedir icra etmekte olduğumuz bu faaliyetlerimizden veren ile alanların birbirlerini tanımamalarını prensip edinerek icra ettik.

7. Uzlaştırma Kurulu

Asırlardır cemaatimiz bireyleri arasında vuku bulan ticari ve sosyal içerikli ihtilafları hakem gösterme yöntemi ile yönetim kurullarınca çözüme kavuşturmayı adet edinmiştir. Bu güzel ve pratik çözüm yöntemini devam ettirmeyi benimseyen 11. Yönetim Kurulumuz cemaatin arasında itibarı yüksek kişiler arasından 12 kişi seçerek özel bir kurul oluşturdu. Uzlaştırma Kurulu adını taşıyan bu kurul beş yıldır itina ve dikkatle vazifesini ifa etmiştir. Kurula müracaat eden 20 ihtilafın büyük bir bölümünü olumlu çözüme kavuşturarak tarafları memnun etmiştir. Çok az miktarda çözüme kavuşturmadığı ihtilaf taraftarlarını da bir araya getirmiş olması sonucu, diyalogların oluşmasına yardımcı olmuştur. Bu kurulun değerli üyelerine teşekkür ederiz. Katkılarının devamını dileriz.

Şimdiye dek hep yapabildiklerimizi anlattım oysa bir o kadar da yapamadıklarımız var.

Yapamadıklarımız

Örneğin, Tarlabaşı Karakurum Sokak'taki Meryem Ana Kilisesi'nin önündeki arazi üzerinde yapılması zorunlu hale gelen inşaat, kilise arkasındaki harabe evlerin ıslahı, Bakırköy Kilisesi'nin ahşap müştemilatının yeniden inşası ve Moda Kilisesi'nin parkındaki ahşap evin inşası gibi işleri zamanın yetmemesi ve kaynak bulmaktaki sıkıntılarımızdan dolayı yapamadık. Onları da gönlümüz rahat ve emin olarak yeni göreve gelecek olanlara devrediyoruz. Hizmette boyut ve son yoktur. Dilerim ki gelecek yönetim kurulu hizmet çıtasını biraz daha yükseklere taşır. Zira buna cemaatimizin ihtiyacı vardır.

Bizler yönetim kurulundaki arkadaşlar tüm hizmet dönemimizde karşılıklı saygı, sevgi, uyum ve ahenk içinde bir gurup çalışması sergilemenin zevkini tattık. Bizden sonra gelecek olan bu kardeşlerimizin de aynı duygu ve heyecan içinde çalışmalarını dileriz.

Her başlangıcın bir sonu vardır. Arkadaşlarımla bu mutlu sona ulaşmanın zevkini ve gururunu paylaşırken tüm cemaat bireylerini sevgi ve saygılarımızla selamlıyoruz.

ALAHAISMARLADIK...

gundem13.jpg

11. Dönem Vakıf Yönetim Kurulu 2001-2006 yılları arasında görev yaptı.