
|
|
|
|||
>>> KRİSTİN REÇBER Bir Gökyüzü İnsanoğlu bu toprak benim dediği anda başladı ayrılıklar... Önce bağlar, bahçeler derken savaştılar yendiler ya da yenildiler ülkeler oluverdiler. Sınırlar çizip, dikenli teller çektiler. Kendilerine özgün özgürlüklerine hapsoluverdiler. Beton evlere gizlendiler, kat üstüne katlar çıkıp çoğaldılar, hiçbir yere sığmayıp toplandılar da nasılsa toplandıkça birbirlerine daha yabancılaştılar. Pencerelerinden kafalarını çıkarıp bakmasalar da her gece, aynı Ay göz kırptı hepsine karşılık beklerce. Yine de onlar... Uzak, yakın oldularsa da hep vardılar. Ayrı olsalar da atmosferde aynıydılar, düşman dediklerinin ormanlarından esen rüzgârları da içlerine çekmekten geri kalamadılar. Hem bin hem birdiler de pek çoğu bunu hissetmediler. Ağlardı gökyüzü her savaştan sonra, gök kuşağı renkleriyle yumuşatmak isterdi yüreklerini, insanların kararmış gözlerine ışık versin diye beyaza az boyamadı ki karlarla yeri, ama anlamadılar işte! Kan bürümüştü gözleri. Üşüttü hep onları birbirlerine sarılsınlar diye, ama yararı kime? Öyle ya da böyle paylaştılar bu gökyüzünü işte. En büyük korkum ne derse şayet biri, gökyüzünü bölmeleri derim düşünmeden. Peki ya sizce? |
||||
|
|
|