
|
|
|
|||
>>> KAROLİN ALAŞ Babam Kenan Alaş'a Babacığım, bedenin toprağın altında, ruhun ise gökyüzünde. Önce Rabbimiz İsa Mesih'in yanında; sonra da benim, ailemizin ve sevdiklerinin yanındasın. Baba sen hiç aramızdan ayrılmadın ki... Rabbimiz İsa Mesih der ki bana iman eden ölse bile yaşayacaktır. Babacığım sen de Rab İsa Mesih imanlısı ve inanlısı olduğun için sen ölmedin hala aramızdasın. Ben ve seni sevenlerin hepimiz bunun farkındayız. 01.07.2006 tarihinde babamız gıda zehirlenmesi geçirdi diye eve haberin geldi ama babamız iyi birazdan geliyoruz dendi. Maalesef zehirlenme ne kelime beyin kanaması geçiriyormuşsun. Bunu fark edemediler. Daha evine gelemeden yoğun bakıma alındın. O an dünya başımıza yıkıldı, çaresizdik ne yapacağımızı bilemiyorduk. Hepimiz bir köşede oturmuş çaresizliğimize ağlıyorduk. Sığınacak liman arıyorduk. Seni Rabbe teslim etmiştik. Tek çaremiz oydu. Bütün insanlar senin için imanla dua ediyorlardı. Hepimizin içinde bir ümit vardı. Ama ben gün geçtikçe ümidimi kaybediyordum. Senin bizden kopacağını hissediyordum. Her şeye rağmen yine de biraz ümidim kalmıştı. Çünkü hep belkileri düşünüyordum. Ama 11.07.2006 tarihinde yine hiç olmasını düşünmediğimiz bir anda bu fani ve günah dolu dünyadan beni - bizi sensiz yarı yolda bırakıp arkana bakmadan gittin. Daha seninle yaşayacağımız o kadar güzel günlerimiz vardı ki… Her gün defalarca yoğun bakımda kulaklarına seni ne kadar çok sevdiğimizi, bana canım kızım demeni özlediğimi, sesini duymayı özlediğimizi ve eve dönmen gerektiğini bıkmadan defalarca fısıldadım ve bunları söylerken ne olur kısa bir süre de olsa annem ve benim için savaş, diren, mücadele et ve bizi sensiz bırakma dedim. Ne acı sen yalvarmalarıma rağmen sesime cevap veremedin. Sadece ellerini tuttuğumda o güzel kalem gibi parmaklarının benim ellerimi sıkı sıkı tuttuğunu hissediyordum. Yüreğinin sıcaklığını bana olan sevgini ellerinle ellerime, yüreğinle yüreğime akıtıyordun. Ellerini bırakacağım zaman o kalem gibi parmakların ellerimi bırakmak istemiyordu. Ellerin o an o kadar sıcaktı ki sanki bana kızım gitme dercesine yüreğinin sıcaklığını ellerime veriyordun. Maalesef ki sırtımı sana dönüp odadan çıkmak zorundaydım, çünkü bana verilen süre o kadardı. Eminim ki arkanda bıraktığın sana çok ihtiyacı olan ailen, kardeşlerin, yakın dostların ve benim için geri dönmek istiyordun. Ama galiba rüyanda Rabbimizin yanındaki güzellikleri gördükten sonra gerçek yaşamın olduğu yerde kalmaya karar verdin babacığım... Baba senden ayrılalı günler aylar oldu, hatta yıllar geçecek. Yüreğim yüreğini, nefesim nefesini, kulaklarım sesini özlüyor, kızım bana kahve yap demeni o kadar çok özlüyorum ki. Her an, her saniye senin yanında olmak istiyorum. Herkesin babasının hala yanında olduğunu gördüğüm zaman sanki onları kıskandığımı hissediyorum. Belki de bu kıskançlık değil senin yanımda olmadığını gördüğümde kapıldığım, daldığım derin bir üzüntü olsa gerek. Herkes babalar gününde babacığım babalar günün kutlu olsun derken bense mezarının başında ellerini öpemeden sana dokunamadan babalar gününü kutlamak zorunda kalacağım. Şimdi yüreğim daha bir fazla yanıyor sensizlikten, seni görememek acıtıyor yüreğimi, seni görebilmek için resmine bakınmak daha bir fazla yakıyor yüreğimi. Seni bir gece görmeden uyuduğumda ertesi gün seni arayıp baba seni çok özledim eve erken gel sana kahve yapayım beraber içeriz derdim. Zamanında gelirdin kahvemizi içip sohbetimizi ederdik. Bencilce belki ama senin sevgini kimseyle paylaşamazdım. Arkadaşlığımız ne güzeldi. Ben hayatımda asla bulamayacağım arkadaşımdan, canımdan, kolumdan kanadımdan istemeden de olsa ayrılmak zorunda kaldım. Ben buna hiç hazırlıklı değildim. Hâlbuki Rabbimiz bize hep hazırlıklı olmamız gerektiğini belirtmiştir. Ama ben bunu hiç düşünememiştim. Sanki her şey içine doğmuştu. Evden çıkarken ablama kızım ben bugün beyin kanamasından ölmezsem bir daha asla ölmem demişsin. İmanlı, merhametli, güzel yürekli babacığım. İnsanların bana sürekli: "Çok şanslısın ne kadar güzel iyi bir baban vardı." demeleri beni çok mutlu ediyor. Bu sözler senin bize bırakmış olduğun en büyük paha biçilemez bir servet olsa gerek… Babacığım ne kadar yazsam sayfalar yetmez. Bundan sonra bizlerin senin için yapabileceğimiz tek şey bol bol dualar etmek. Rabbimiz İsa Mesih'ten dileğimiz bütün imanlı, inanan ölülerimize ve sana rahmet eylemesi ve size cennetin en güzel kapılarını açmasıdır. ÂMİN. |
||||
|
|
|