ANA SAYFA | DERGİ EKİBİ | ABRAŞİYEMİZ | WEB MASTERLAR | BİZE ULAŞIN | ARŞİV

RÖPORTAJ

12. DÖNEM VAKIF YÖNETİM KURULU BAŞKANI

KENAN ALTINIŞIK

İstanbul abraşiyesinin idari düzeyde kendisine has özellikleri var. Abraşiye kurulduğundan beri bütün idareciler bu özelliklere uyum gösterdiler

roportaj01.jpg

12. Dönem Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Kenan Altınışık, ekibimize bu dönemde gerçekleştirmek istedikleri plan ve projeleri anlattılar.

Naim Dilmener: Öncelikle yeni göreviniz hayırlı olsun. Cemaatin sevdiği, saydığı bir isim olarak ve yönetimde de tecrübeniz olmasına rağmen, başkanlık da apayrı bir iş. Seçildikten sonra neler hissettiniz?

Kenan Altınışık: Çok teşekkür ediyorum. 10 yıldır yönetim kurullarında Kiliseye ve Sayın Cemaatime büyük bir zevkle hizmet veriyorum. Çalışmalarım esnasında tecrübeler edindim. Yönetim Kurulu bir eğitim yuvası gibidir. Cemaatle iç içesiniz. Hem cemaatin hem ruhanilerin size aktardığı bilgiler ve deneyimler var. Bütün bunlardan yararlanıyorsunuz, gelişiyorsunuz. Görev üstlenmede kendinizi hazır hissediyorsunuz.

N.D: Yönetim tecrübesi olan bir insanın başkan olması bizim için bir şans. Çünkü tecrübesiz bir başkan göreve geldikten sonra geçmişte yapılanları önce öğrenecek, değerlendirmesini yapacak ve projelerini ona göre tasarlayacak. Sizin projeler hakkında bilgili olmanız zaman kazandıracak. Bunun bize getireceği artılar hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

K.A: Evet süreklilik önemli. Daha önceki yönetimlerde görev almanın faydaları vardır. Örneğin 11. dönemde başkan Sayın Yakup Tahincioğlu ve diğer kurul arkadaşlarla birlikte Abraşiyede yapılan tüm işler ortaya kondu, projelendirildi. Bu nedenle bütün konulara ve detaylara hâkim oluyorsunuz. Yeni görev aldığınızda en azından neler yapılacağını biliyorsunuz. Nitekim göreve başlar başlamaz işe koyulduk. Hiçbir boşluk yaratmadık. Ancak yönetimlerde çalışmamış yeni görev almış birisi ister istemez güçlükler çeker. Cemaatin dengeleri önemli, bu tecrübelere önceden sahip olmak tabi ki bir artıdır. Ama bu konulara uzak birinin birden işin içine girmesi konulara hâkim olması zaman alıyor. Bu yüzden seçilen başkanın yönetim kurullarından gelmiş olması ve o süzgeçten geçmesi bence daha isabetli olur.

N.D: Yeni yönetim kurulunun cemaatimiz açısından, hatta diğer abraşiyelerimiz açısından önemli bir özelliği var. Yönetim kuruluna ilk defa bir bayan girdi. Bu nereden baksanız çok ilerici bir karar. Cemaatin de buna destek vermesi çok güzel. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

K.A: Bunu daha önceki dönemde de düşünmüştük. Bir kaç bayanın yönetim kuruluna girmesinde fayda görüyorduk. Çünkü cemaatimizin hemen, hemen yarısı bayanlardan oluşmaktadır. Biliyorsunuz kilise kurumları arasında gençlik kollarımız, kadın kollarımız var. Kadın kollarından sorumlu kurul üyesinin bir bayan olması bayanlarla birlikte aktivitelerin içerisinde yer alması çok daha yararlı olacaktır. Bu örneği çoğaltabiliriz. Artık modern bir dünyada yaşıyoruz bunların olması gerekiyor.

roportaj02.jpg

N.D: Görüyoruz ki eşine az rastlanır kanunen herkesin aday olabildiği bir seçim sistemi uygulanıyor bizde. Herhangi bir sınırlama olmadan sadece aday olanın cemaatinden gerekli ilgiyi görmesi yeterli. Peki, bu demokratik seçim bize özgü bir tarz mıdır? Yoksa diğer abraşiyelerde de durum böyle mi?

K.A: İstanbul abraşjyesinin idari düzeyde kendisine has özellikleri var. Abraşiye kurulduğundan beri bütün idareciler bu özelliklere uyum gösterdiler. İlk yönetim kurulunun seçimle gelmesinde fayda görüldü. Ayni zamanda bu yasal bir zorunluluktu. Ve bu sistem daha sonra gelen yönetim kurulları tarafından ayni şekilde uygulandı. Diğer abraşiyelerde sistem ve uygulamalar biraz daha farklıdır. Doğru olanı, Yönetim Kurulu seçimleri, her ülkenin vakıf ve seçim yasalarının işaret ettiği şekilde yapılmasıdır. Başka türlü adımlar cemaat arasında rahatsızlık yaratır.

N.D: Bu dönemde yeni projelerinizi en azından cemaatimizi en çok ilgilendireni açıklar mı sınız?

K.A: Bu sorunuz için teşekkür ediyorum. Bana icraat programımı açıklama fırsatı verdiği için. Seçildiğimiz ve göreve başladığımız günden bu yana kurul arkadaşlarımla birlikte bir dizi toplantılar yaptık. Abraşiyemizde günlük rutin işlerin dışında nelerin yapılması gerektiğini saptadık. Yani dört yıllık hizmet dönemimizde icraatlarımızın ne olacağını maddeler halinde ve öncelik sırasına göre tespit ettik. Kurul üyeleri ile birlikte 12 madde üzerinde mutabakat sağladık.

1. Madde, Ruhani eksikliği konusudur. Çeşitli alternatiflerimiz var Sayın Ruhani liderimizle birlikte onları değerlendiriyoruz. Hassas bir konu, Allah kısmet ederse mutlaka çözüme kavuşturacağız.

2. Madde, Mezarlıkla ilgilidir. Önemli bir sorundur. Mezarlığımız 6–7 sene sonra dolma noktasına gelecek. Biz şimdiden tedbir almazsak bizden sonra ki gelecekler maalesef sıkıntı çekecekler. Konuyla ilgili yoğun çalışmalarımız var. İlgili yerlere müracaatlarımız oldu. Netleştiği zaman bunu Cemaatimizle paylaşacağız.

3. Madde Gençlik sorunu. Bildiğiniz gibi Sayın Metropolitimiz İstanbul’a geldiği günden beri gençlerle ve onların sorunlarıyla olağan üstü ilgilenmektedir. Bu sorun bir kişinin tek başına çözeceği sorun değildir. Sayın Metropolitimize var gücümüzle yardımcı olacağız. Çeşitli alternatifler üreteceğiz. Gençlerimize nasıl yardımcı olacağımızı gençlerle birlikte, gençlik kolu başkanlarıyla birlikte oturup toplantılar yapacağız. Onların görüşlerine başvuracağız. Onlarında mutlaka söyleyecekleri vardır. Cemaatimizin bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz. Çünkü bu hepimizin temel sorunudur. Gençlerimiz geleceğimizdir.

N.D: Gençliği hedef alan bozulma bütün dünyada çok yaygın. Çorap söküğü gibi de gidiyor. Dolayısı ile Türkiye’yi de kapsadı. Fakat yinede bizim görüşümüz İstanbul cemaatimizde ki bozulmanın en az olduğudur. Bozulmanın en az etkilediği gençlik Süryani Gençliği. Sizde böyle düşünüyor musunuz?

K.A: Kesinlikle aynı düşüncedeyim. Az önce onun için Metropolitimizin çalışmalarını örnek verdim. Eğer seyidnemiz bu konuda yoğun çaba harcamasaydı durum daha vahimdi. Çünkü cemaatimiz bu konuda maalesef çaba harcamıyor. Herkesin bu konuya önem vermesi gerekir. Yıpranma vardır ama en az yıpranma söylediğiniz gibi bizdedir.

4. Madde, İnşaatla ilgilidir. Bildiğiniz gibi 11. Yönetim Kurulu döneminde Sayın Yakup Tahincioğlu başkanlığında Merkez Kilisemizde restorasyon çalışmaları yapıldı. Güzel bir sosyal yapı meydana getirildi. Yapılması tasarlanan diğer inşaatları Allah kısmet ederse bizler tamamlayacağız. Merkez Kilisemizin karşısındaki bize ait boş alanı, Kilisemizi büyütmek üzere heykel arkasındaki binaları, Moda ve Bakırköy kilise müştemilatlarında yeni düzenlemeler yapacağız. Tarlabaşındaki inşaatlarla ilgili projeler bitmiş vaziyette, Beyoğlu Belediyesi ve Vakıflar müdürlüğü ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bir taraftan da cemaat üyeleri üzerinde kayıtlı bulunan parselleri Kilise Vakfımıza devretme işlemlerini başlatmış bulunmaktayız.

5. Madde, Kütüphanenin faaliyete geçirilmesi ile ilgilidir. Artık teknoloji çağına girdik. İnsanlar internet yoluyla haberleşmeye başladı. Kütüphanemizi bilgi merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Bunun alt yapısını hazırladık, bütün kitaplarımızın dökümünü bilgisayar ortamına aktaracağız. Bizden Süryanilerle ilgili bilgi almak isteyenlere internet üzerinden bilgiler aktaracağız.

6. Madde, Dershanelerimiz, Bilindiği gibi cumartesi günleri kilisemizin kültür salonlarında ayinlere prova olsun diye çocuklarımız orada eğitiliyor. Dershanelerimizi modern eğitim mekânları haline getirmeyi hedefliyoruz.

7. Madde, Ailelerimiz arasında ki diyalogun güçlendirilmesi ile ilgilidir. Cemaatimiz İstanbul’un çeşitli semtlerine dağılmış vaziyettedir. Her ne kadar kilisede Pazar ayinlerinden sonra kültür salonlarında sohbet imkânı buluyorlarsa da bu yeterli değildir. Ailelerimiz arasındaki zayıflayan diyalogu güçlendirmeye çalışacağız. Ailelerimizin birbirlerini daha yakından tanımaları için çeşitli etkinlikler tertiplemeyi hedefliyoruz. Nitekim 15 Şubat 2007 tarihinde ailelere yönelik bir gece tertipledik. Bu tür çalışmalar içerisinde olacağız.

8. Madde, Diğer Süryani Ortodoks Abraşiyelerle ilişkilerin kurulmasıdır. Bunu çok önemsiyorum. Artık dünyadaki diğer abraşiyelere karşı kayıtsız kalamazsınız. Orada olup bitenlerden bilginizin olmasında yarar vardır. Türkiye’de dört abraşiyeyiz. Aramızda ki diyalogu geliştirip birlikte hareket etmeliyiz. Aynı şekilde de dış ülkelerdeki diğer Süryani Ortodoks abraşiyeleriyle diyaloga geçmeliyiz. Bu konuyla ilgili çalışmalarımız olacak.

roportaj03.jpg

İstanbul Abraşiyesi'nde Vakıf Yönetim Kurullarında 10. dönemde üyelik, 11. dönemde başkan yardımcılığı görevini yürüten Sayın Kenan Altınışık 12. dönemde yönetim kurulu başkanlığını üstleniyor.

N.D: Diğer abraşiyelerle ilişkilerde her şeyden önce basın yayın çok önemli. İdem Dergisi beş yıldır profesyonel anlamda çıkmasına rağmen profesyonel anlamda dağılamıyor. İdemi onlara göndermek bilgi akışını döndürmenin en iyi yolu en azından İstanbul abraşiyesinin ne yapıyor olduğu görülebilecek.

K.A: Haklısınız. Doğru bir konuya değindiniz. Abraşiyelerle diyaloga geçtiğimiz anda çözüm kendiliğinden gelecek. İlk etapta, bu tür yayınların aktarımı sağlanacak. Dağıtım konusunda eksikliklerimiz olmuştur. Bunu hep beraber yapacağımız yeni düzenlemelerle giderebiliriz.

9. Madde, Devletimizle ilişkilerde mevcut durumumuzun korunması ve geliştirilmesidir. Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana devletle olan ilişkilerimizde sürdüre geldiğimiz doğru çizginin aynen takip edilmesidir.

10. Madde, yönetmelik ile ilgilidir. Hatırlayacaksınız 11.dönemde kurul arkadaşlarımın bana verdiği görevle kaleme aldığım bir Yönetmelik çıkarmıştık. Yönetmelik, üç ana bölümden (Ruhaniler, Fahri Hizmet Verenler ve Maaşlı Personel) ibaretti. 11. Dönemde fahri hizmet verenlerle ilgili bölümü hayata geçirdik. Bu dönemde geri kalan bölümleri tamamlamış olacağız.

11. Madde, Antik Arami Süryani diline değer verilmesi ve öğretilmesidir. Süryanice dünyanın en eski dillerinden birisi olduğu kesindir. Onun için ana dilimizi öğretmek amacıyla metropolitliğimizin ya da başka kurumların bünyesinde kurs açmayı planlıyoruz. Ayrıca gece kilise salonlarımızda cemaatimize yönelik lisan öğrenme dersleri vermeyi hedefliyoruz.

12. Madde, Süryaniceden Türkçeye kitap çevirileri ile ilgilidir. Geçen dönemde bu konuyla ilgili epey çalışmalarımız oldu. Saçılmış İnciler adlı kitap ile Saklı İnci diye üç ciltten oluşan iki kitabı Türkçeye çevirttik. Bu dönemde de kitap çevirilerine devam edeceğiz. İlk kitap olarak da Mor Mihayel Rabonun Evrensel Tarihini Türkçeye çevirmeyi hedefliyoruz. Bu konuda ruhanilerimiz ile birlikte iş birliği içerisinde olacağız. Böylece cemaatimize yazılı kültürümüzü aktarma fırsatını bulacağız. Tabi biz burada 12 Maddeden söz ettik ama ilerde önümüze çözülmesi ya da yapılması gereken farklı ve önemli şeyler çıkabilir onları da programımıza monte edeceğiz.

N.D: Genel olarak sosyal hayata yönelik çalışmalar olacak gibi görünüyor. Ancak Tarlabaşı kilisesinin projesinin tamamlanması dışında Tarlabaşıyla sınırlı kalmayıp diğer kiliselerimizde, cemaatimize yönelik tesis anlamında projeleriniz olacak mı?

K.A: İnşaat ile ilgili olarak adada birkaç parselimiz var. Onları değerlendirmeyi düşünüyoruz. Bakırköy de hasarlı bir binamız var. Onu restore etmek istiyoruz. Moda da park içinde ufak bir müştemilat sorunu var onu da çözmeye çalışacağız. Önümüzde epey işlerimiz var Allah kısmet ederse bu dört sene içerisinde bunları çöze, çöze gideceğiz. Konulara hâkimiz, tecrübelerimiz var. Çözüm yollarını da biliyoruz.

N.D: Üç dört senedir inşaatlar abraşiyenin gündeminde aynı zamanda Mardin, Diyarbakır ve Adıyaman’da da öğle, cemaatin büyük bölümü İstanbul da, finans sorununu nasıl çözüyorsunuz? Yeterli düzeyde aidat alıyor musunuz?

K.A: Çok geniş çaplı bir soru sordunuz. Detaylı cevap verirsem röportaj epey uzun olur. İzniniz olursa çok kısa satırbaşlarıyla izaha çalışacağım. İyi ki bu inşaatlar yapıldı diyorum. Keşke iki üç katını yapabilseydik. Hele şimdi Tarlabaşında “Kentsel Dönüşüm” adlı projenin uygulanmasıyla Tarlabaşının kazanacağı değeri bir düşünün. Daha dün kilisemizin karşısında bize lazım olan bir parseli almaya kalktık. Ücret ne kadar tahmin ediniz. Normal aldıklarımızın on beş misli düşünebiliyor musunuz? Şunu merak ediyorum, parayı niye Tarlabaşı gibi çok berbat bir yere gömüyorlar deyip finans akışımızı etkileyerek hızımızı kesen bu söylemleri geliştiren bazı cemaat üyelerimiz beş sene sonra ne diyecekler.

Sayın Dilmener, ben size inşaatlarla ilgili bilgi aktarayım. Sorunuzda olduğu gibi dört seneden bu yana inşaatları hayata geçiren, tetikleyen Mardin Deyrulzafaran İnşaatı dâhil 11. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Yakup Tahincioğlu ve ekibidir. Vakıflarla ilgili taşınmaz mal edinme yasası çıkmadan önce Metropolitliğin inşaat projesini hangi formüllerle meydana getirdiğini hangi mercilere ne tür girişimlerde bulunduğunu iyi bilirim. Hakkını iftiharla teslim ediyorum ki Sayın Tahincioğlu inşaatlar konusunda olağan üstü çaba harcadılar. Deyrulzafaran derneğinin kuruluş kararı, 11. Dönem Vakıf Yönetim Kurulumuzda verildi. Derneğin başkanlığına Sayın Tahincioğlu seçildi. Ondan sonra bugün orada varılan olumlu sonucun başlangıç düğmesine bastı. Diyarbakır ve Adıyaman müteşebbis heyetleriyle birlikte dirsek temasına geçtik. Oralarda da başarılı çalışmalar sergilendi. Kısacası Sayın Tahincioğlu inşaatlarla ilgili genel bir sinerji yarattılar. Huzurunuzda kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.

N.D: Programınıza paralel olarak işin sosyal tarafını çok iyi düzenlemişsiniz ve zaten şıklardan bir tanesi de gençlik. Gençler için daha kültürel ağırlıklı şeylerde yapmak gerekmiyor mu? Yani eğlence gençliği yerine gençlerin birbirini daha iyi tanıyabileceği sosyal ve kültürel faaliyetler yapılmalı. Eğlencenin olması gerekir. Ama gençleri sıkmadan daha farklı faaliyetler. Örneğin görsel etkinliklere yer verilebilir. Gençlerin katılımıyla ilgili; bazı gençler, kırmızı halı ile karşılanmak ve ilginin merkezinde olmak istiyor. Her şeyi hazır ve mükemmel görüp eğlenmek istiyor. Yüksek beklentilerle gelip de bunu alamayınca sıkılıp gidiyor. Yeni nesilde emek vermeden öne çıkma isteği var. Taşın altına elimi sokayım diyen gençlerin sayısı az. Diğer taraftan eğitimli gençlerimiz çok ama eğitimli gençler biraz toplumdan uzaklaşmaya meyilli. Eğer bir insan cemaatinden uzak kalarak eğitimini alırsa belki yetkin bir insan olur ama o Süryaniliğinden kaybeder ve bizde ondan faydalanamayız. Gençleri eğitimleri sırasında ve eğitiminden sonra da bağlamak hayırlı olur gibi geliyor.

K.A: Çok doğru ve mükemmel bir analiz yaptınız. Gençlerle ilgili realiteyi yansıttınız, fikirlerinizi ortaya koydunuz. Bir düşünün Tüm gençleri dinlersek daha önümüze ne tür fikirler çıkacak. Dedim ya hep birlikte gençlerle toplanacağız. Onların fikirlerini alacağız. Sizlere başvuracağız. Birlikte çözümler üreteceğiz. Bu işin peşini bırakmayacağız. Somut çözüm bulana kadar uğraşacağız. Başka çaremiz yok.

N.D: Bizler bu derginin içine girince çok kişiyi tanıma şansımız oldu. Kilisede fahri olarak bizlere yardımcı olabilecek eğitimli kişiler var. Bunları bulmalıyız. Aynı zamanda gençleri çok iyi tanıyan sürekli onlarla olan bazı kişilere mutlaka danışılmalı ne yapılmalı diye. Çünkü kolay, kolay hiçbir genç gelip de bir yönetim kurulu üyesiyle sorununu paylaşamaz.

K.A: Gençlere ya da cemaatimizin bir ferdine fayda getireceğini bildiğimiz anda her konuda ve herkesle danışmaktan hiçbir zaman çekinmeyiz. Bir kompleks içinde asla olmayız. Yaşı ne olursa olsun yararı görüleceği her danışmayı yaparız. Gençlerimizden azami ölçüde yararlanmayı düşünüyoruz. Kütüphaneyi faaliyete geçirirken bu dediğiniz deneyimli kardeşlerimizden istifade edeceğiz. Yeni oluşumlar meydana getireceğiz. İnternette de da bu söz konusu olacak. Biz çalışmalarımızda eksikler, hatalar yapabiliriz. Ama bunlar hiçbir zaman bilerek olmayacak. Kusuru hissettiğimiz anda gurur yapmadan telafi yoluna gideceğiz. Bazen bilmediğimiz konularla karşılaşabiliriz. Bu konuları cemaatimizde bilenlerle paylaşacağız birlikte çözüm bulacağız. Amaç kiliseye vâkıfa hizmet ise biz bunun en doğru olanını yapmaya çalışacağız. Gerekirse on yaşındaki çocuğa danışacağız.

N.D: İstanbul abraşiyesi sizin başkan olduğunuz için gerçekten çok şanslı. Bu kadar şey yapacaksınız ve böyle alçak gönüllü olacaksınız. Bu gerçekten zor bir durum sizi bu konuda kutluyoruz.

K.A: Teşekkür ediyorum. Bunu iltifat olarak kabul ediyorum. Kutsal Kitabımız bunu öğütlüyor. Mütevazı olmamızı öngörüyor. İncil’in yolunda isek bunlara çok dikkat etmemiz gerekiyor. Ben öyle düşünüyorum. Sağ olsun Sayın cemaatimiz bize teveccüh gösterdiler 2–3 dönemdir bizi bırakmadılar ve bizi bu noktaya taşıdılar. Huzurlarınızda onlara sevgilerimi, saygılarımı, minnet ve şükranlarımı sunuyorum.

N.D: Daha önceki yönetim kurulları göreve geldiklerinde sizinde bugün yaptığınız gibi kendi dönemlerinde yapacaklarını cemaate anlatmak için toplantılar yaptılar. Bu toplantıların yılda bir kez cemaate faaliyet raporu şeklinde anlatılması yararlı olmaz mı? Bu konuya sizin bakışınız nasıl ya da böyle bir çalışmanız olacak mı?

K.A: Biz yapacağımız icraatı bilerek maddelere döktük ve kilise salonlarında deklare ettik. Cemaat icraat programımızın ne olduğunu bilsin diye. Biz taahhütte bulunduk cemaatimizde bunun takipçisi olsun ki, bizi gözetim altında tutsun. Faaliyet raporuna gelince, söylediğiniz yapılabilir her sene sonunda veya bayram turları esnasında çıkıp cemaatimize bilgi aktarabiliriz. Bu uyarı için de çok teşekkür ediyorum.

roportaj04.jpg

Sayın Kenan Altınışık ile röportajımızı Tarlabaşı Meryem Ana Kilisemizin Metropolitik Makamı'nda gerçekleştirdik.

N.D: Reyono Sizin ve Sait Susin başta olmak üzere 11. Dönem Yönetim Kurulu’nun büyük desteğiyle çıktı. Artık sizin başkan olmanızla en azından bizimde kendimizi iyi planlamamız programlamamız gerekiyor. Derginin başarısı bir yönetim icraatıdır. Ama uyum da çok önemlidir. İstediğimiz kadar içerik güzel olsun biz bu dergiyi siyah beyaz bassaydık bu etkiyi yaratmazdı. Her zaman destek gördük başta Siz ve Sait Ağabeyden. Bugüne kadar beklentilerinizi karşıladık mı? Ya da karşıladıysak ilaveten dergiden beklentileriniz nelerdir?

K.A: Çok samimi söylüyorum buradasınız diye de söylemek istemiyorum ama sizden beklediğimizin üzerinde performans gördük. Her birinizin ayrı, ayrı yoğun işleri var. Eksik olmayın zamanınızı ayırdınız, canla başla fahri olarak çalıştınız. Bence İdem Dergisini çok harika çıkardınız.

Dergi, Sayın Metropolitimizi ziyaret eden her misafire ve protokol gereği gelen her üst düzey bürokrata verilmiştir. Hepsinden övgü ve takdir aldık. Biz 11. dönemde kendi arkadaşlarımızla başta Seyidnemiz ve Başkanımız olmak üzere işin başlangıcında tartıştık. Bu kadar masrafa değer mi diye düşündük.

Ama bu şekliyle çıkmasına karar verdik. Kaliteden ödün vermedik. Sizlerde çok hassasiyet gösterdiniz. İçeriğine gelince, bundan daha iyisi olamazdı. Cemaatle ilgili bu kadar haberleri hiç bir yerde bulamazsınız. Bence çok güzel bir ekip oluşturdunuz. Biz hepimiz size müteşekkiriz. Sizden memnunuz, desteğimiz hep sürecek. Bizim eksiğimiz varsa lütfen söyleyin tamamlayalım.

N.D: Bize zamanınızı ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca İDEM olarak size ve ekibinize başarılar diliyoruz.