ANA SAYFA | DERGİ EKİBİ | ABRAŞİYEMİZ | WEB MASTERLAR | BİZE ULAŞIN | ARŞİV

DOSYA

ADIYAMAN METROPOLİTİMİZ

MOR GRIGORIOS MELKİ ÜREK

Deyrulzafaran Manastırımız Adıyaman Metropolitimizin resametiyle tarihi bir güne daha tanıklık etti.

Adıyaman Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi rahibi Raban Melki Ürek 10 Aralık 2006 Pazar günü Deyrulzafaran manastırı’nda Kadasetli Patriğimiz Moran Mor Iğnatiyos I. Zekka Ivas tarafından Adıyaman’a metropolit olarak resmedildi.

İDEM olarak değerli Metropilitimize sağlık dolu yıllar ve yeni görevinde başarılar dileriz. Yeni metropolitimizin kısa özgeçmişi ile birlikte ekibimizin de hazır bulunduğu bu kutsal törende yapmış olduğu konuşmayı da sizlere aktarıyoruz.

dosya01.jpg

Mor Grigoriyos Melki ÜREK 1957’de Süryani köyü Midin’de Süryani ve imanlı bir aileden doğdu. Köyde bulunan ilköğretim okulunu bitirdikten sonra, geleneksel olarak işe atılma prensibi ile babası tarafından önüne iki şık konularak bunlardan birini gecikmeden seçmeliydi. Çünkü, o dönemde devlet okullarında pek okuma imkan ve şansı olmadığı için diğer seçenekler seçilirdi. Babası: Ya Deyrulzafaran’da okumaya ya da sanat öğrenmek için İstanbul'a gideceksin! Diye yol gösterdi. Melki, önce babasının gösterdiği kültürel seçeneğini seçerek yolunu 1971’de Deyrulzafaran'a tuttu. Rahmetli Raban İlyas ÇANKAYA (Turabdin Metropoliti Mor Filüksinos İlyas ÇANKAYA) aracılığıyla, onunla birlikte Midin köyünden 5 öğrenci daha alarak önce Mor Gabriyel'i ziyaret edip sonra yola çıktılar. Ama, Mor Gabriyel yol kavşağında araba beklerken söz konusu rahip tarafından bu öğrencilerden kim ne olacak diye çim üstünde otururken kura çekilmişti. Kura kağıtlarında: rahiplik, papazlık ve kilise öğretmenliği vardı. Melki'ye ilk şık çıkmıştı! Manastırda bir yıl kaldıktan sonra oradan ayrılarak İstanbul'a gitmek mecburiyetinde kaldı. 1973’te İstanbul'da 3 yıl kaldıktan ve elektronik ile onyx zarif mermer taş sanatını amcası Gello Melle atölyesinde öğrendikten sonra, 1976’da Almanya'ya gitti. Almanya'da, 1977’nin sonunda 6 ay boyunca rahiplik mesleğine özlem duyarak Kutsal Kitabı tetkik etmiştir. En son rahipliğe karar vererek, ilk yuvası olan Deyrulzafaran'a dönerek, 1979’ta rahipliği Mor İvennis Efrem BİLGİÇ tarafından aldı. Aynı yılda yaptı ve İstanbul'da bu görevi 1981’de bitirdi. Deyrulzafaran’a döndükten kısa bir süre sonra 1982’de Mor Gabriyel Manastırı’na öğretmeni rahip Evgin’le birlikte gitmek mecburiyetinde kaldı. Burada, hizmete başlayarak, 1982’de Mor İğnatiyos I. Zakka İVAS tarafından afudyakun terfi edildi. 1984’te Mor Filüksinos İlyas tarafından İncil-i şemmaslığa ve 5 Ağustos 1985’te de kehnutluğa Mor Timoteos Samuyel AKTAŞ tarafından terfi edilmiş. Bu dönemde, Mor Gabriyel’de öğrenimini yaparak kilise alanında bilgisini geliştirdi. Bu öğrenim: teoloji, kilise atalarının öğretisi, rahiplik mesleğinin eğitsel yolu ve rehberliği, kilise hukuku, medeni hukuk, kilise müziği, kilise ve Süryani tarihi gibi bilgileri içerir. Mor Gabriyel’de yaklaşık 12 yıl kaldıktan sonra, 1992’nin sonunda Patriğin emriyle Avrupa'ya gitmek zorunda kaldı.

dosya02.jpg

Ayinde Kadasetli Patriğimizin yanısıra Ermeni Patriği II. Mesrob Mutafyan ve diğer abraşiyelerimizin metropolitleri de hazır bulundular.

Avusturya'da bir Katolik manastırı Wilhering'de kısa bir süre kaldıktan sonra, tekrar Patriğin emriyle Ostkirchliches Institut denen bir Katolik kuruluşunda Almancayı öğrenmek için bir bursla orada kaldıktan sonra, Patriğin ön gördüğü Hollanda'daki Mor Efrem Manastırında rahipliğini devam etmiş. Burada Mor Yuliyos İsa ÇİÇEK'İN sevgisini kazanarak, Almanya'da ilk manastırı (Mor Yakup d'Sruğ) açmak için Nordrein Westfalendeki kilise yetkililerimizin isteği üzerine Warburg'a 1996’da getirildi. Bu manastırda az da olsa ilk öğrencileri eğiterek manastırın restorasyonunu da başlatmış ve belli bir aşamaya getirerek Mor Barsavmo adına manastırda ilk sunağı Adıyamanlıların katkısıyla kurmuştur. 1998’de buradan istifasını Patrikten isteyerek, Patriğin emriyle Deyrulzafarana geri döndü. Bu dönemde burada da ilk temelli restorasyon başladığı dönemdir. 2001'de Patrik karar çıkartıp Adıyaman merkez olmak üzere, Malatya, Elazığ, Adana, Mersin, İskenderun, Antakya, Antep, Urfa, Kahta, Gerger ve Siverek meskun yerleri bölge olarak tayın edip dolaylı bir yönetimle İstanbul Abraşiyesi’ne bağladı ve böylece Adıyaman Kilisesi’ne görevli atamıştır. Bu kilise uzun zaman kapalı olduğundan insanlarımız artık kiliselerinden uzak kalarak günlük dualarını edemez hale gelmişlerdi. Bu kilise tekrar açıldı ve çok şükür insanlarımız artık özledikleri kiliselerine gidip gelmeye başladılar. Kilisenin korosu oluşturuldu. Kilisemizin iç restorasyonu Süryani Kilisesi’nin onuruna yakışır biçimde yapıldı. Yapılan bu sevgi ve bağlılık ilkelerden yola çıkılarak, bu sefer yöre halkı Köln'deki insanlarımızla bir gündem oluşturarak eski Adıyaman Metropolitliğinin tekrar oluşması gereğini talep ettiler. Böylece bu isteklerini Sayın Patriğimize çıkartarak tüm fedakarlıklarını seferber edip bu statüyü kazanmış bulunuyorlar! Bu statü Adıyaman ve çevre iller için Metropolitlik statüsüdür. Bu görev, 10 Aralık 2006 Deyrulzafaran Manastırında gerçekleşmek üzere 9 Ekim Pazartesi günü 2006'da Kilisemizin Kutsal Yüksek Konseyinde; bütün konsey üyeleri (metropolitler) tarafından onaylanarak kabul oldu.